Şu an Kuzey Makedonya Gostivar kenti Uluslararası Vizyon Üniversitesi Psikoloji Yüksek Lisans Programım bitti ve biten öğrenciliğimin yanında devam eden öğretim üyeliğimin de sonuna geldim. Sonrası aynı üniversitenin doktora programı olabilir; yurtiçi veya yurtdışı başka bir üniversite olabilir doktora programını planlıyorum. Ayrıca Kuzey Makedonya vatandaşlığım ile ilgili süreç devam ediyor.
Makedonya vatandaşlığı süreci hakkında birçok soru aldım. Özellikle, "Bursa'dan küçük bir ülke olan Makedonya vatandaşı olsan ne olur, olmasan ne olur?" gibi yaklaşımlar dikkat çekti. Bu tür sorular, Makedonya'nın ekonomik durumunu ve uluslararası konumunu sorgularken, aslında küçümseyen yaklaşımların gerçeklikten ziyade yorumda bulunanın sağlıksız iç dünyasını yansıtıyor.
Makedonya'nın Önemi
Bir başka soru ise, "İngiltere, Almanya veya ABD vatandaşlığı yanında Makedon vatandaşlığının ne esprisi olabilir?" şeklindeydi. Makedonya'nın Avrupa Birliği (AB) yolunda ilerlemesi, Yunanistan engelini aşarak ismini "Kuzey Makedonya" olarak değiştirmesi gibi gelişmeler, bu ülkenin geleceği açısından önemli. Ancak, bu süreçte Bulgaristan ile tarih, dil ve kimlik konularındaki farklılıkların aşılması da kritik bir rol oynuyor. Çünkü Bulgaristan Makedonca diye tanımlanan dilin aslında Bulgarcanın bir lehçesi olduğu iddiasındadır. Ancak şu an dil ile ilgili yapılan çalışmalarla aşılacak bir sorundur.
Vizesiz Seyahat İmkanları
Makedonya'nın NATO üyesi olması ve 2030 yılına kadar AB'ye katılma ihtimali bir tarafa halen Kuzey Makedonya vatandaşlarının AB ülkeleri dahil 130 civarı ülkeye vizesiz seyahat edebilme avantajını beraberinde getiriyor. Ancak, bu fırsatların ötesinde, insanların bu ülkeye ne kadar ait hissettiği ve bu süreçteki kişisel motivasyonları daha önemli
Kişisel Bağlantılar ve Duygular
Hiç kimse bana Kuzey Makedonya vatandaşlığı için "Siz kendinizi oraya ne kadar ait hissettiniz?" gibi bir soru sormadı. Makedonya'nın AB'ye katılma şansının yüksek olması, orada köklerini gören insanların hissettikleriyle birleştiğinde, çok daha derin bir anlam kazanıyor. Örneğin, Toros Yörük Türkmenlerinin köklerinin Makedonya ile bağlantılı olduğunu görmek, kişisel bir bağ kurmak açısından önemli bir konu. Ör. Karaman Taşkale Köyü kökenli Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün babası Ali Rıza Beyin Makedonya Demre ilçesi Kocacık Köyü doğumlu olması ve Türkiye Toros dağları Yörük Türkmenlerinin memleketi olan aynı zamanda benimde kütüğümün olduğu Antalya Akseki ilçesi ile birlikte Ermenek, Bozkır, İbradı, Taşkent gibi ilçeleri ve civar köylerinden 1350-1450’li yıllarda göç ettirilenlerin büyük oranda Kuzey Makedonya bölgesine yerleştirildiği araştırmalarım sonunda öğreniyorum. Bugün Akseki ve yöresine ait gelenek, göreneklerin giyinme yeme içme kültürünün çoğunlukla Makedonya bölgesi Türkmenlerinde devam ettirildiğini görmek mümkündür. Ayrıca Konya Seydişehir ilçesine çok benzettiğim Gostivar kenti belediye başkanının Türk olması yanında Türkiye’de bulunan benzer siyasi partilerin aynen bu ülkede de var olması bir başka konu..
Karaman iline bağlı, eski adıyla Kızıllar köyü olan, Taşkale köyü halkı ile beş yıl öncesinde yaptığım bir röportajda, Makedonya'nın Kocacık köyündeki akrabalarıyla hâlâ görüşebildiklerini belirttiler.
Konuya küçük bir tarihsel perspektif eklemek gerekirse, Karaman’ın Taşkale köyü ve Makedonya’nın Kocacık köyü sakinleri, 1353 yılında başlayan göçlerle birbirlerinden ayrılmışlardır. Bu tarih, 1453 yılında İstanbul’un fethinden yaklaşık 100 yıl öncesine denk gelir. Osmanlı İmparatorluğu'nun en çok zorlandığı ve mücadele ettiği Yörük Türkmen nüfusunun yoğun olduğu Karamanoğulları, 1487 yılında yıkılmıştır.
Barış ve Hoşgörü
Yugoslavya'nın dağılma sürecinde, Makedonya'nın diğer çatışmalı bölgelere kıyasla daha barışçıl bir süreç geçirdiğini çok iyi biliyoruz. Daha uygar daha barışçıl olan Makedonlar, Arnavutlar, Türkler ve Boşnaklar arasındaki sağlıklı ilişkiler, bu ülkenin hoşgörüsünü ve dayanışmasını gösteriyor. Bu tür gözlemler, Makedonya'nın sadece bir coğrafi alan olmadığını, aynı zamanda insan ilişkileri açısından zengin bir kültürel mirasa sahip olduğunu da ortaya koyuyor.
Sonuç
Sonuç olarak, her konuyu kazanç ve popülerlik açısından değerlendirenler bir tarafa, değerler açısından değerlendirenler öbür tarafa. Makedonya'nın sunduğu fırsatlar ve insan ilişkileri, sadece ekonomik kazançlarla değil, aynı zamanda insani değerlerle de değerlendirilmelidir. Sizin hayata bakış açınızın ne olduğu ülkeler hakkındaki görüşlerinizi belirler.
xxx
Kuzey Makedonya’yı Tanıyalım
Güneydoğu Avrupa’nın kalbinde, Balkanlar’ın büyüleyici bir köşesinde yer alan Kuzey Makedonya, denize kıyısı olmayan küçük ama etkileyici bir ülkedir. Başkenti Üsküp, tarihi dokusu, renkli kültürü ve misafirperver halkıyla ziyaretçilerini kendine hayran bırakır. Peki, Kuzey Makedonya’yı bu kadar özel kılan nedir?
Doğanın Cömertliği
Kuzey Makedonya, doğal güzellikler açısından adeta bir hazinedir. Ünlü Ohrid Gölü, UNESCO Dünya Mirası Listesi’nde yer alır ve berrak sularıyla hem yerli halk hem de turistler için bir cennettir. Dağlar, nehirler ve göllerle çevrili olan ülke, doğa sporları ve yürüyüş tutkunları için eşsiz fırsatlar sunar. Balkan Dağları’nın muhteşem manzaraları, doğayla iç içe olmak isteyenler için vazgeçilmezdir.
Tarihin ve Kültürün Harmanı
Kuzey Makedonya, Antik Makedon Krallığı’ndan Roma, Bizans ve Osmanlı İmparatorluklarına kadar birçok medeniyetin izlerini taşır. Bu zengin tarih, ülkenin mimarisinde, sanatında ve geleneklerinde kendini gösterir. Makedonlar, Arnavutlar, Türkler, Sırplar ve diğer etnik grupların bir arada yaşadığı bu topraklar, kültürel bir mozaik sunar. Geleneksel müzik, dans ve halk kıyafetleri, ülkenin renkli mirasının birer yansımasıdır.
Dil, Din ve Sosyal Yaşam
Resmi dil Makedonca olsa da Arnavutça ve Türkçe de geniş bir kullanım alanına sahiptir. Ülkede Ortodoks Hristiyanlık ve İslam en yaygın dinlerdir. Misafirperverliği ile tanınan Kuzey Makedonya halkı, geleneklerine bağlıdır ve aileye büyük önem verir. Geleneksel yemekler, müzik festivalleri ve yerel etkinlikler, ülkenin sosyal yaşamının vazgeçilmez unsurlarıdır.
Ekonomi ve Siyaset
Gelişmekte olan bir ekonomiye sahip olan Kuzey Makedonya, tarım, sanayi ve hizmet sektörüne dayanır. Tekstil, şarap üretimi ve metal sanayii ülkenin öne çıkan alanlarıdır. 1991’de Yugoslavya’dan bağımsızlığını kazanan ülke, 2019’da Yunanistan ile yaşanan isim anlaşmazlığını çözerek “Kuzey Makedonya” adını almıştır. 2020’de NATO’ya katılan ülke, Avrupa Birliği üyelik sürecindedir.
Yugoslavya’nın Dağılışı: Bir Balkan Hikayesi
Yugoslavya’nın dağılması, 20. yüzyılın en karmaşık ve trajik olaylarından biridir. Josip Broz Tito’nun 1980’deki ölümünden sonra, etnik çatışmalar, ekonomik krizler ve milliyetçilik dalgası ülkeyi parçaladı. 1990’ların başında başlayan Yugoslav Savaşları, federasyonun tamamen çökmesine yol açtı. Bu süreçte Slovenya, Hırvatistan, Bosna-Hersek, Kuzey Makedonya, Sırbistan, Karadağ ve Kosova bağımsız devletler olarak ortaya çıktı.
Sonuç
Kuzey Makedonya, Balkanlar’ın incisi olarak hem tarihi hem de doğal güzellikleriyle keşfedilmeyi bekleyen bir ülkedir. Yugoslavya’nın dağılışı ise, etnik ve siyasi çatışmaların bir ulusu nasıl parçalayabileceğinin acı bir örneğidir. Her iki hikaye de, Balkanlar’ın zengin ve karmaşık geçmişine ışık tutar. Kuzey Makedonya, bu geçmişin izlerini taşıyan, ancak geleceğe umutla bakan bir ülke olarak, ziyaretçilerine unutulmaz bir deneyim sunar.
Yorum Ekle
Yorumlar (0)
Sizlere daha iyi hizmet sunabilmek adına sitemizde çerez konumlandırmaktayız. Kişisel verileriniz, KVKK ve GDPR
kapsamında toplanıp işlenir. Sitemizi kullanarak, çerezleri kullanmamızı kabul etmiş olacaksınız.
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.
Hakkı Güleç
Kuzey Makedonya'ya Bir Bakış...
Kuzey Makedonya!
Şu an Kuzey Makedonya Gostivar kenti Uluslararası Vizyon Üniversitesi Psikoloji Yüksek Lisans Programım bitti ve biten öğrenciliğimin yanında devam eden öğretim üyeliğimin de sonuna geldim. Sonrası aynı üniversitenin doktora programı olabilir; yurtiçi veya yurtdışı başka bir üniversite olabilir doktora programını planlıyorum. Ayrıca Kuzey Makedonya vatandaşlığım ile ilgili süreç devam ediyor.
Makedonya vatandaşlığı süreci hakkında birçok soru aldım. Özellikle, "Bursa'dan küçük bir ülke olan Makedonya vatandaşı olsan ne olur, olmasan ne olur?" gibi yaklaşımlar dikkat çekti. Bu tür sorular, Makedonya'nın ekonomik durumunu ve uluslararası konumunu sorgularken, aslında küçümseyen yaklaşımların gerçeklikten ziyade yorumda bulunanın sağlıksız iç dünyasını yansıtıyor.
Makedonya'nın Önemi
Bir başka soru ise, "İngiltere, Almanya veya ABD vatandaşlığı yanında Makedon vatandaşlığının ne esprisi olabilir?" şeklindeydi. Makedonya'nın Avrupa Birliği (AB) yolunda ilerlemesi, Yunanistan engelini aşarak ismini "Kuzey Makedonya" olarak değiştirmesi gibi gelişmeler, bu ülkenin geleceği açısından önemli. Ancak, bu süreçte Bulgaristan ile tarih, dil ve kimlik konularındaki farklılıkların aşılması da kritik bir rol oynuyor. Çünkü Bulgaristan Makedonca diye tanımlanan dilin aslında Bulgarcanın bir lehçesi olduğu iddiasındadır. Ancak şu an dil ile ilgili yapılan çalışmalarla aşılacak bir sorundur.
Vizesiz Seyahat İmkanları
Makedonya'nın NATO üyesi olması ve 2030 yılına kadar AB'ye katılma ihtimali bir tarafa halen Kuzey Makedonya vatandaşlarının AB ülkeleri dahil 130 civarı ülkeye vizesiz seyahat edebilme avantajını beraberinde getiriyor. Ancak, bu fırsatların ötesinde, insanların bu ülkeye ne kadar ait hissettiği ve bu süreçteki kişisel motivasyonları daha önemli
Kişisel Bağlantılar ve Duygular
Hiç kimse bana Kuzey Makedonya vatandaşlığı için "Siz kendinizi oraya ne kadar ait hissettiniz?" gibi bir soru sormadı. Makedonya'nın AB'ye katılma şansının yüksek olması, orada köklerini gören insanların hissettikleriyle birleştiğinde, çok daha derin bir anlam kazanıyor. Örneğin, Toros Yörük Türkmenlerinin köklerinin Makedonya ile bağlantılı olduğunu görmek, kişisel bir bağ kurmak açısından önemli bir konu. Ör. Karaman Taşkale Köyü kökenli Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün babası Ali Rıza Beyin Makedonya Demre ilçesi Kocacık Köyü doğumlu olması ve Türkiye Toros dağları Yörük Türkmenlerinin memleketi olan aynı zamanda benimde kütüğümün olduğu Antalya Akseki ilçesi ile birlikte Ermenek, Bozkır, İbradı, Taşkent gibi ilçeleri ve civar köylerinden 1350-1450’li yıllarda göç ettirilenlerin büyük oranda Kuzey Makedonya bölgesine yerleştirildiği araştırmalarım sonunda öğreniyorum. Bugün Akseki ve yöresine ait gelenek, göreneklerin giyinme yeme içme kültürünün çoğunlukla Makedonya bölgesi Türkmenlerinde devam ettirildiğini görmek mümkündür. Ayrıca Konya Seydişehir ilçesine çok benzettiğim Gostivar kenti belediye başkanının Türk olması yanında Türkiye’de bulunan benzer siyasi partilerin aynen bu ülkede de var olması bir başka konu..
Karaman iline bağlı, eski adıyla Kızıllar köyü olan, Taşkale köyü halkı ile beş yıl öncesinde yaptığım bir röportajda, Makedonya'nın Kocacık köyündeki akrabalarıyla hâlâ görüşebildiklerini belirttiler.
Konuya küçük bir tarihsel perspektif eklemek gerekirse, Karaman’ın Taşkale köyü ve Makedonya’nın Kocacık köyü sakinleri, 1353 yılında başlayan göçlerle birbirlerinden ayrılmışlardır. Bu tarih, 1453 yılında İstanbul’un fethinden yaklaşık 100 yıl öncesine denk gelir. Osmanlı İmparatorluğu'nun en çok zorlandığı ve mücadele ettiği Yörük Türkmen nüfusunun yoğun olduğu Karamanoğulları, 1487 yılında yıkılmıştır.
Barış ve Hoşgörü
Yugoslavya'nın dağılma sürecinde, Makedonya'nın diğer çatışmalı bölgelere kıyasla daha barışçıl bir süreç geçirdiğini çok iyi biliyoruz. Daha uygar daha barışçıl olan Makedonlar, Arnavutlar, Türkler ve Boşnaklar arasındaki sağlıklı ilişkiler, bu ülkenin hoşgörüsünü ve dayanışmasını gösteriyor. Bu tür gözlemler, Makedonya'nın sadece bir coğrafi alan olmadığını, aynı zamanda insan ilişkileri açısından zengin bir kültürel mirasa sahip olduğunu da ortaya koyuyor.
Sonuç
Sonuç olarak, her konuyu kazanç ve popülerlik açısından değerlendirenler bir tarafa, değerler açısından değerlendirenler öbür tarafa. Makedonya'nın sunduğu fırsatlar ve insan ilişkileri, sadece ekonomik kazançlarla değil, aynı zamanda insani değerlerle de değerlendirilmelidir. Sizin hayata bakış açınızın ne olduğu ülkeler hakkındaki görüşlerinizi belirler.
xxx
Kuzey Makedonya’yı Tanıyalım
Güneydoğu Avrupa’nın kalbinde, Balkanlar’ın büyüleyici bir köşesinde yer alan Kuzey Makedonya, denize kıyısı olmayan küçük ama etkileyici bir ülkedir. Başkenti Üsküp, tarihi dokusu, renkli kültürü ve misafirperver halkıyla ziyaretçilerini kendine hayran bırakır. Peki, Kuzey Makedonya’yı bu kadar özel kılan nedir?
Doğanın Cömertliği
Kuzey Makedonya, doğal güzellikler açısından adeta bir hazinedir. Ünlü Ohrid Gölü, UNESCO Dünya Mirası Listesi’nde yer alır ve berrak sularıyla hem yerli halk hem de turistler için bir cennettir. Dağlar, nehirler ve göllerle çevrili olan ülke, doğa sporları ve yürüyüş tutkunları için eşsiz fırsatlar sunar. Balkan Dağları’nın muhteşem manzaraları, doğayla iç içe olmak isteyenler için vazgeçilmezdir.
Tarihin ve Kültürün Harmanı
Kuzey Makedonya, Antik Makedon Krallığı’ndan Roma, Bizans ve Osmanlı İmparatorluklarına kadar birçok medeniyetin izlerini taşır. Bu zengin tarih, ülkenin mimarisinde, sanatında ve geleneklerinde kendini gösterir. Makedonlar, Arnavutlar, Türkler, Sırplar ve diğer etnik grupların bir arada yaşadığı bu topraklar, kültürel bir mozaik sunar. Geleneksel müzik, dans ve halk kıyafetleri, ülkenin renkli mirasının birer yansımasıdır.
Dil, Din ve Sosyal Yaşam
Resmi dil Makedonca olsa da Arnavutça ve Türkçe de geniş bir kullanım alanına sahiptir. Ülkede Ortodoks Hristiyanlık ve İslam en yaygın dinlerdir. Misafirperverliği ile tanınan Kuzey Makedonya halkı, geleneklerine bağlıdır ve aileye büyük önem verir. Geleneksel yemekler, müzik festivalleri ve yerel etkinlikler, ülkenin sosyal yaşamının vazgeçilmez unsurlarıdır.
Ekonomi ve Siyaset
Gelişmekte olan bir ekonomiye sahip olan Kuzey Makedonya, tarım, sanayi ve hizmet sektörüne dayanır. Tekstil, şarap üretimi ve metal sanayii ülkenin öne çıkan alanlarıdır. 1991’de Yugoslavya’dan bağımsızlığını kazanan ülke, 2019’da Yunanistan ile yaşanan isim anlaşmazlığını çözerek “Kuzey Makedonya” adını almıştır. 2020’de NATO’ya katılan ülke, Avrupa Birliği üyelik sürecindedir.
Yugoslavya’nın Dağılışı: Bir Balkan Hikayesi
Yugoslavya’nın dağılması, 20. yüzyılın en karmaşık ve trajik olaylarından biridir. Josip Broz Tito’nun 1980’deki ölümünden sonra, etnik çatışmalar, ekonomik krizler ve milliyetçilik dalgası ülkeyi parçaladı. 1990’ların başında başlayan Yugoslav Savaşları, federasyonun tamamen çökmesine yol açtı. Bu süreçte Slovenya, Hırvatistan, Bosna-Hersek, Kuzey Makedonya, Sırbistan, Karadağ ve Kosova bağımsız devletler olarak ortaya çıktı.
Sonuç
Kuzey Makedonya, Balkanlar’ın incisi olarak hem tarihi hem de doğal güzellikleriyle keşfedilmeyi bekleyen bir ülkedir. Yugoslavya’nın dağılışı ise, etnik ve siyasi çatışmaların bir ulusu nasıl parçalayabileceğinin acı bir örneğidir. Her iki hikaye de, Balkanlar’ın zengin ve karmaşık geçmişine ışık tutar. Kuzey Makedonya, bu geçmişin izlerini taşıyan, ancak geleceğe umutla bakan bir ülke olarak, ziyaretçilerine unutulmaz bir deneyim sunar.