Uyarı & Yorum
Siyasette kayıkçı kavgalarının bedelini, kontrol edilemeyen enflasyon, paraları, paramızın kırk katı değerinde olan ülkelerden bile pahalı olmamızın bedeli olarak ödüyoruz.
Halk tüketirken zorlanıyorsa, üreten malını kime satacak diye düşünmüyorlar.
Bunları geçelim, beka için kıt kanaat geçinelim diyelim de; yap işlet devret modelinin garanti ödemelerine, borsanın göçmesine, ihracatın entübe edilmesine ne diyeceğiz?
Zam verirken en alttan vermek, zam yaparken en tepeden yapmak zalimliktir.
Öte yandan sanayicinin faizleri %45 lerde tutarak, faizci ve rantçıları mutlu ederken , dövizi sabit tutmak için döviz satıp kasaları boşaltmak akıl işi midir?
İhracat yapan ülke olabilmek için onyıllarca emek verdik. Bu emeği tek kalemde silmenin bedelinin ne kadar ağır olduğunu bilmesi gereken başta TOBB liğidir.
Bizden ürün ve hizmet satın alan ülkeler at pazarlığı yapmıyor. Uluslararası hukuka uygun bağlayıcı ve cezai maddelerle yapılan kontratlarla anlaşma yapıyor.
Benim ülkemde faizler yüksek, enerji pahalılandı, aşırı enflasyon var.
Fiyatları güncelleyelim ve revize edelim dediğinizde aldığınız cevap o sizin sorununuz bizi bağlamaz oluyor.
Çünkü dünyada alternatifleriniz var ve giderek artıyor.
O nedenler makineler sökülüyor ve Kuzey Afrika ülkelerine monte ediliyor.
İş insanları elektrik, doğalgaz ve akaryakıt fiyatları hipertansiyon gibi sürekli yükselirken, sesi çıkmayanların neden o makamlarda oturduklarını sorguluyor.
Bütün bunların yanında kendi fikri olmayan kiralık kalemlerin hukuku, adaleti yok sayan yorumlarının, Türkiye'ye yabancı sermaye gelmesin demekten farkı olmadığını anlamak için geç kalmayız.